Bağışıklık sistemi, enfeksiyon sırasında vücuda giren bakterileri yok ederken beden sıcaklığı yükselir. Bu nedenle normal olarak 36,5 derece olan beden sıcaklığımız, 39-41 dereceye kadar çıkabilir. Uzun süre yüksek ateşin devam etmesi, bedenin öteki işlevlerini aksatacağı için tehlikelidir. Eğer bağışıklık sistemi olmazsa, çok kısa bir zamanda ölebiliriz. Normalde etrafımızda milyarlarca bakteri bulunur. Bedenimizin içinde simbiyotik olarak da bulunan bu bakterilerin sayılarının artması bağışıklık sistemi tarafından engellenir. Ancak AIDS hastalığında, hastalığı yapan virüs bağışıklık hücrelerini yok ettiği için, beden, en zararsız bakterilere karşı bile savunmasız duruma gelir.
Bağışıklık sistemi, hastalığı yapan antijenle karşılaştığında, bu antijeni ortadan kaldıracak olan antikorları üretir. Hasta olmamızın nedeni, antijenin tanımlanması ve antikorların üretilmesinin belirli bir süre almasıdır. Ancak bir kere antikor yapıldıktan sonra, aynı antijeni bir kere daha alacak olsak, bağışıklık sistemi hastalığa karşı hazır olduğu için, antijeni anında ortadan kaldırır. Bu durumda hasta olmayız, yani hastalığa karşı bağışıklık kazanırız. Buna “aktif bağışıklık” adı verilir.
Hastalık etkenine karşı dışarıda üretilmiş antikorlar bize verilirse buna “pasif bağışıklık” denir. Antijen bir hayvana verilip onun serumunda antikorların oluşması sağlandıktan sonra bu serum canlıya verilebilir. Bu sayede antitoksin üretimi mümkün olmaktadır. Bunun yanı sıra, zayıflatılmış antijenler doğrudan vücuda verilerek bir bağışıklığın oluşması da sağlanabilir. Buna da “aşı” adı verilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder