Bu Blogda Ara

30 Ocak 2012 Pazartesi

aşk şiirleri


Aşk Şiirleri

Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma

Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum

Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....




Aşk benim hiç Senim olmamış
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…





Herkes Bilsin Aşkımı
Sen baharın yağmurla getirdiği özlemdin içimdeki, sen çiğ tanesi kadar saf ve ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim ve denize düşüp de ıslanmaktan korkutan bir savaştın yüreğimde...

Özlemini her gece koynumda hissettiğim ve hiçbir zaman seni sevmekten vazgeçmediğim için özeldin. Sonra gözlerle yüzüme baktığında ya da her kavga edişimizde fırtınalar kopardı yüreğimde, sen hiç bilmezdin. Benim susuşum senin kaçışını desteklerdi belki de. Belki de gerçekten söyleyemediğim sözlerle doldu kalbim ve sen her seferinde gün batışını anımsattın bana, onun kadar güzel onun kadar huzur verici. Aslında hem onun kadar uzaktın bana hem de yakınımda hissettim seni, uzanıp tutacak kadar yakınımda.

Uzaktan sevmeyi hiç sevmiyordum ama uzaktan sevmek zorundayım. Kimse bilmemeliydi seni sevdiğimi , sonra kopup giderdin benden, arkadaş bile kalmazdın bilirdim. Bir sevdiğin vardı konuşurlarken duymuştum. Sonrada sen anlattın bana sevgilini.
Hiç görmediğim birinden nefret ettim onu sevdiğin için. Ve sonra dayanamaz oldu gönlüm bu ağırlığa. Seni görmekten acımaya kanamaya başladı. Tükeniş başladı benim için ömrümün baharında.

Çok tatlıydın o gülen koskoca gözlerinle rüyalarımda gördüm seni. Kumsalda dolaştığımızı, ay ışığında dans ettiğimizi gördüm ve her gerçeğe dönüşümde hayaller biraz daha uzaklaşmaya başladı benden. Artık biliyordum seni benden ayıracak hiçbir şey kalmamıştı. Yüreğimden seni söküp atacak hiçbir güç bulamadım.

Bir sonbahardı hatırlıyorum. Sararmış yapraklar caddelerde telaşlı insanlarla doluydu ve ben ilk kez hatırlıyordum yaşamanın ne demek olduğunu. Kuşların öttüğünü fark ettim ve denizin mavi olduğunu ve dünyanın senin etrafın altında dönmediğini. Hala seni seviyorum, hala seni görüşümde yüreğim kanatlanıp uçacakmış gibi hissediyorum. Ama artık biliyorum aşk tek kişilikte yaşanabilir ve zaten sen bunu anladığım günden beri daha yakınsın bana. Belki de beklediğim buydu güvenmemdi kendime. Şimdi her şeyi fark ederek yaşıyorum ve her şeyin tadına varıyorum ama hala bir yerim eksik biliyorsun. Ama bende biliyorum ki hiçbir şey eksik kalamaz.


Elmanın bile iki ayrısı vardır ve benim eksik tarafım sensin.

Burçlar ve Burçların Özellikleri

Burçlar ve Burçların Özellikleri

"Burçlar olgusunun gerçek olduğunu bilim ispatladı!" Elektronik mühendisi ve yazar Maurice Cotterell, dünyanın çevresini atmosfer gibi saran radyasyon kuşaklarını incelerken, 1957 yılında NASA'da çalışan bilim adamı James Van Allen tarafından keşfedilen ve onun adıyla anılan bu kuşakların, güneşten gelen radyasyonu süzdüğünü ve dünyaya gönderdiğini, güneşin yıl boyunca on iki çeşit ışın gönderdiğini ve bunların da on iki farklı çekim alanı yarattığını görmüş. (Bu manyetik alanları keşfeden de Profesör Iain Nicolson.)
On iki !...  Bu sayı, Cotterell'in zihnindeki soruyu yanıtlamış... Burçlar da toplam on iki adet değil mi?  On İki aya on iki burç,burçlar da ayrı manyetik alan!
Araştırmalarını derinleştirmiş, eline Oakland Üniversitesi'nden Profesör A.Lieboff'un bir incelemesi geçmiş. Profesör Lieboff‘un, tüp bebekler üzerinde yaptığı araştırmada, laboratuvarındaki ışık düzenlemesinin, tüplerde büyümekte olan ceninlerin hücrelerini etkilediğini söyleyerek ilgilileri uyardığını görmüş...
Maurice Cotterell,  bu verilerden yola çıkarak, on iki ayrı güneş ışınımının cenin kromozomlarında on iki çeşit mutasyona yol açtığını (cenin ister tüpte, ister ana rahminde olsun), bunun sonucunda ortaya on iki farklı insan tipi çıktığını söylüyor.
Bu  kez elindeki verileri bilgisayara yüklemiş. Belli ışınımların dalga boyları ve buna 'tekabül eden' güneş lekeleriyle insanların bazı davranış biçimleri ve doğum tarihleri arasında 'korelasyon' aramış. Bilgisayar buluşu doğrulamış. Güneşteki lekelerin (yani radyasyon patlamalarının) belli bir şekil aldığı dönemde, ananız, babanız sizi oluşturma işlemine giriştiyse, belli bir karaktere sahip oluyorsunuz.
Örneklere göre;
Aslan burcu "ille benim dediğim olacak" tavrına güneşin belli bir leke görünümü, Akrep'in çok duygusal olup da bunu gizlemek istemesine güneşin başka bir leke biçimi, Kova'nın iliklerine kadar duygusal olup da bunu saklamaya hiç gerek görmemesine başka bir leke 'pattern'i denk düşüyor...
Cotterell, bu yönde birkaç noktanın altını çiziyor:
1. Görülüyor ki, belirleyici olan, doğum tarihi değil, 'imal tarihi'. Annenizin sizi doğurduğu anın hiçbir önemi ve anlamı yok. Kişiliğinizi saptayan, babanızın sperminin annenizin yumurtasıyla birleştiği an ve onu izleyen dakikalar, saatler...
2. Böylece, burcunuzu saptamak için de dokuz ay on gün geriye gideceksiniz. Yani, İkizler aslında Başak burcu, Kova aslında Koç burcu, Aslan aslında Akrep burcu!...
3. İnsanoğlu yüzyıllarca, hatta bin yıllarca burçlar ı etkileyenlerin gezegenler olduğunu sanmış. Oysa, meselenin Venüs'le, Satürn'le, Neptün'le falan hiç ilgisi yok! “Mars bilmem kaçıncı evdeyken Pluton'un yükseleninizin kaçıncı derecesinde” türünden iddialar boşa gidiyor...
Ama işin temelindeki gerçek, ‘Burçlar' var. Ya da şöyle söyleyelim, insanlığın 'burçlar' olarak bildiği karakter özellikleri ve farklılıklarının bilimsel nedeni açıklandı.
Çağımız itibariyle 1957’ de keşfedildiği kabul edilen, gerçekte insanlığın başlangıcından beri var olan Burçlar; işin temeli...
Ancak; içeriği hakkında tartışılabilir.
Örneğin, Cotterell’in dediği gibi, acaba doğum tarihimizin hiç mi önemi yok?...
Evet, gerçekten start noktası çok önemli, çünkü bu noktada sonrakilerin hepsi mevcut. Kaderimizin yazılması denen olay, daha anne karnında iken, burçlardan gezegenlerin aracılığı ile ulaşan ışınımların DNA yapısında düzenleme yapmasıdır.
Ancak; ilk noktanın yani Cotterell’in deyişi ile “imal tarihi”nin kesin olarak tespit edilmesi çok zor, doğum tarihi, saati gibi noktalardan yola çıkarak karakter özelliklerini  saptamak çok daha mümkün...
Zaten iç burç, yükselen ve ay burçları, ilk noktanın tafsilidir...
Bizi düşündüren bir diğer husus da, gezegenlerin hiçbir etkisinin olmadığı fikrinin öne sürülmesidir ki, bu iddia yanlıştır.
Çünkü, sistem burçlarıyla, gezegenleriyle, yıldızlarıyla, pozisyonları ile bir bütün...
Burçlar ana grafiği çizer, yıldızlar ise oradaki hareketliliği anlatır...
Başka bir deyişle çanak anten gibi, burçların farklı dalga boylarını yansıtırlar...
Öyle veya böyle "işin temeli burçlar" ifadesine katılmak gerekiyor.
İlim, keşif, yenilik ifade eden Kova çağına girdiğimiz 2000’ li yıllarda, astroloji gerçek yerini bulacaktır.
Bu bilgiler ışığında şu noktaya varabiliriz:
Her insanın bir astrolog olması gerekmiyor, ancak astrolojiyi enikonu bilmesi gerekiyor.
Bu ilmin günlük hayatımızda bize yarar sağlayacağı ve davranışlarımızın modelini oluşturacağını düşünmek çok mantıklı. Ama belki bazı kişilerde halen bir ikilem yarattığı için ilim olarak kabul edilmese de, astrolojiyi ve burçlar takip edenlerce asla bir sendrom niteliğinde değildir...
Günlük Burçlar ve Yorumları .:

Koç Burcu

Boğa Burcu

İkizler Burcu

Yengeç Burcu

Aslan Burcu

Başak Burcu

Terazi Burcu

Akrep Burcu

Yay Burcu

Oğlak Burcu

Kova Burcu

Balık Burcu
Burç Uyumları .:

Koç Burcu

Boğa Burcu

İkizler Burcu

Yengeç Burcu

Aslan Burcu

Başak Burcu

Terazi Burcu

Akrep Burcu

Yay Burcu

Oğlak Burcu

Kova Burcu

Balık Burcu

knıght online hangi canavardan hangi item cıkar

ewt beyler itemler ve çıktıkları canavarlar buyrun bi tşk yeterli... +8 Wood staff>>>>>>>>>>Lycan(ya da türleri) +8 Bow>>>>>>>>>>>>>>..Lycan(ya da türleri) +8 Maul>>>>>>>>>>>>>>.Lycan(ya da türleri) +8 Sword>>>>>>>>>>>>>.Lycan(ya da türleri) +8 Stiletto>>>>>>>>>>>>>Worm ya da türleri Iron crossbow>>>>>>>>>>>Lamia(ve türleri) Iron bow>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<<.Lamia ya da türlerinden Crescent>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lamia ya da türlerinden Cleaver Axe>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lamia ya da türlerinden Claymore>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lamia ya da türlerinden Kukry>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>> lLamia(ya da türleri) Mirage dagger>>>>>>>>>>>>>>>>>Harpy (ya da türleri) Shard>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>>Deru-Apos Salamander staff>>>>>>>>>>>>>>>Deru-Apos Potion of soul>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Harpy-Raven Harpy den bolca düser Goblin>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<>>>>>>>>>>>>>>>>>>Zombie ve türlerinden Undyng bone>>>>>>>>>>>>>>>>>>Undyng den Blood of glyphdont>>>>>>>>>>>>>>Glyphdont ve türlerinden Bone of dragon tooth>>>>>>>>>>>>Dragon tooth skeleton dan düser Armor enchant scroll>>>>>>>>>>>>Ancient lerden düser Weapon enchant scroll>>>>>>>>>>Treant lardan düser Elixir staff>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Dark Mare-Troll Captain-(ve Treantlardan düsüyo die duydum) Cursed bone>>>>>>>>>>>>>>>>>Tüm skeleton türlerinden düsürebilirsiniz Mythril staff>>>>>>>>>>>>>>>>>>Fazla değerli değil ama herseyden düsebilir Mage staff>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Fazla değerli değil ama herseyden düsebilir Transformation scroll>>>>>>>>>>>Abyss te ghost warrior adlı yaratıktan düser Abyss>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>><<<>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>Goblinlerden düser Large breaker(+6)>>>>>>>>>>>>Golem ve türlerinden düser Large breaker(+1)>>>>>>>><<<>>>>>>>>>>>>>>>>>Haungalardan düser Bone cleaver>>>>>>>>>>>>>>>>Haungalardan düser Spell of fire blast>>>>>>>>>>>>>Haunga-Baron-Antares Spell of ıce blast>>>>>>>>>>>>>Haunga-Baron-Antares Spell of lıght blast>>>>>>>>>>>>Haunga-Baron-Antares Tentacle>>>>>>>>>>>>>>><<<>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Duke Ring Of Life>>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>><<<<<<<>>>>>>>>>><<<>>>>>>>>>.Dragon tooth Lobo Hammer>>>>>>>>>>><<<<<>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lobo Lobo Pendant>>>>>>>>>>>>>>><>>>>>>>>>>>>>>Lycaon Lycaon Hammer>>>>>>>>>>>>>>>Lycaon Lycaon Staff>>>>>>>>>>>>>>>>>Lycaon Lupus Pendant>>>>>>>>>>>>>>>>Lupus Lupus Hammer>>>>>>>>>>>>>>>>Lupus Lupus Staff>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lupus Chitin Shield>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lesath Chitin Bow>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lesath Holy Water Of Temple>>>>>>>>>>>Orc Bandit Leader Gigantic axe>>>>>>>>>>>>>>>>>>Samma Two handed gigantic axe>>>>>>>>Samma Scorpion Shield>>>>>>>>>>>>>>>.Shaula Scorpion Bow>>>>>>>>>>>>>>>>>Shaula Glave>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Troll ve cesitleri Bill>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>DTS Deru Apos Javana axe>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Javana Blessed Upgrade Scroll>>>>>>>>>>>CZ de Riote-Atross ve Blood don keserek düsürebilirsiniz Diğer Blessed scroll larda bunlardan düsüyo Bardish>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lamia ve türleri Raptor>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Dark Mare ve türleri-darkknight Totemic spear>>>>>>>>>>>>>>>>>Dark Mare ve türleri Mirage Sword>>>>>>>>>>>>>>>>>>Dark Mare ve türleri +9 Takılar Abyss te Burnıng Skeleon dan düser Magic Hammer Abyss te Shadow dan düser Sweeping potion Abyss te Black Widow lardan düser +7 takılar lamia ve türlerinden düser Talisman Of Destcruction>>>>>>>>>Hell Hound Talisman Of Talia>>>>>>>>>>>>>>>Haunga Warrior Dungeon Key Abyss te Cave Leech lerden düser Cleaver>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>Lamentation-Lamiros-Lamia

17 Ocak 2012 Salı

Aşure Nasıl Yapılır?

Aşure tatlısı, kültürümüzde önemli bir yere sahiptir. Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü aşure günü olarak kabul edilmiştir. Muharrem ayının bu vakitlerinde hemen hemen her evde aşure pişirilir. Aşure tatlısının kıvamı, içine koyulan malzemeler, yapılış şekli çok önemlidir. İyi bir aşure çok koyu renkli olmamalı, şeker ve su miktarı iyi ayarlanmış olmalıdır. Peki iyi bir aşure nasıl yapılır? Tarifimizde bütün malzemeler ayrı ayrı pişirilerek hazırlanmış ve sonra birleştirilmiştir. Senelerdir yapılarak test edilmiştir. Harfiyen uygularsanız sonuç çok güzel olur. Miktarlar size çok gelebilir. Ama unutmayın ki aşure tatlısının gelenekselliğini koruması paylaşmakla olur, komşularınıza da dağıtacağınız için aşureyi fazla yapmanız ev halkının doya doya aşure yemesini sağlar. Ancak az yapmak istiyorsanız, aynı orantıda miktarları azaltabilirsiniz. asure01 Aşure Nasıl Yapılır? Aşure için gerekli malzemeler: 1 kg buğday (aşurelik) 5 kg Toz şeker 400 gr pirinç 500 gr nohut 500 gr kuru fasulye 350 gr kuru incir 350 gr kuru kayısı 350 gr kuru üzüm 1 küçük fincan gül suyu Süsleme için : İri kırılmış ceviz, kuş üzümü, dolmalık fıstık, nar taneleri. Geceden buğdayı ayıklayıp soğuk suyla ovarak yıkayın. Üzerini 2-3 parmak örtecek şekilde soğuk su koyarak kaynatn ve kaynama başlayınca tencerenin kapağını ve ocağın ateşi kapatılacak. Sabaha kadar sıcak ortamda bekletilen buğdayların şişirilmesi bu şekilde sağlanacaktır. Nohut ve fasulyeyi de ılık suya koyarak gece boyunca bekletin. Sabah nohutu düdüklü tencerede yaklaşık 60 dakika haşlayın. Aynı anda fasulyeyi de aynı şekilde 60 dakika normal tencerede haşlayın. Farklı sürelerde pişen nohut ve fasulye kullanılabildiği için şöyle bir özelliğe lütfen dikkat ediniz. Nohut ve fasulye öyle pişirilmelidir ki elinize aldığınızda çok pişmiş ama dağılmayacak şekilde olsun. Çünkü aşureye katıldıklarında şeker bunları biraz sertleştirecektir. Fasulyeleri sakın süzüp bekletmeyin, parçalanırlar. Nohut ve fasulye pişerken şunları yapabilirsiniz: Yıkanıp küp küp doğranmış (aşure tatlı kaşığı ile yeneceği için bu kaşığın içine rahat rahat sığacak büyüklükte olmalıdır. Yani kaşığı aşureye daldırdığınızda en az 5 çeşit malzeme kaşığa sığabilmelidir. Yoksa kocaman bir kayısı kaşığa gelirse yediğiniz aşure olmaz) kuru kayısılar üzerini kaplayacak kadar su ve 1/2 su bardağı şeker konulmuş küçük bir tencerede haşlanır. Haşlanan kayısılar delikli kepçe ile bir tabağa alınarak bekletilir. Bu sefer yıkanmış kuru üzümler aynı şerbetin içine katılıp haşlanırlar. Yine delikli kepçe ile kayısıları koyduğumuz tabağa ilave edilebilirler. Öte yanda kuru incirler yıkanıp küp küp doğrandıktan sonra bu sefer sade şekersiz su içinde haşlanır. Yine daha önce haşlanan kuru meyvelerin içine katılırlar. Küçük tencerede kalan az miktardaki şekerli su kapkara olduğu için dökülür. Böyle zahmetli hazırlanan malzemeler sayesinde aşure berrak bir renk alır. Aksi halde ana tencerede bu işlemler yapılsaydı, koyu renkli olurlardı. Sabah tenceredeki buğday suyunu çekmiş lapa vaziyetinde olacağı için; şayet ılık ise ılık su, soğuk ise soğuk su katıp karıştırılıp süzülür. Yaklaşık 25 litrelik tencereye aktarılır. İçine yıkanmış pirinci de ilave edip yaklaşık 10 litre su konulur ve kaynatılmağa başlanır. (Her malzeme katıldığında hafif bir karıştırma işlemi uygulanır.) Kaynama başlayınca önceden haşlanmış nohut ve fasulye ilave edilir. Her malzeme ilavesinde kaynama duraklayacaktır. Dolayısıyla her seferinde kaynamanın başlaması beklenir. Haşlanmış kuru meyveler de katıldıktan sonra bir taşım kaynatılarak içine şeker ilave edilir. (?Diyet yapıyorum!? Diyorsanız şekeri 4 kilo koyabilirsiniz ama şanına layık olmaz.) Ve tekrar kaynama başlayınca 1 kahve fincanı gülsuyu koyarak 2 dakika kadar daha kaynattıktan sonra ocağın altını kapatabilirsiniz. İşlem bitmiştir. Hemen yemeğe kalkmayın zira ağzınız yanar. Aşurenin gerçek tadı yaklaşık 12 saat bekletildikten sonra gelir. Kaselere alacağınız aşurenin üzerine kırık ceviz, kuş üzümü, dolmalık fıstık ve nar taneleri konarak güzelleştirebilirsiniz. İsteğe bağlı malzemeler azaltılıp çoğaltılabilir. Tarçın serpmek isteyenlere de saygı duyarız.

Masturbasyon zararlı mıdır? nedir?

Masturbasyon zararlı mıdır? Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir. İnsanların yüzde doksanbeşi masturbasyon yapar, peki kalan yüzde beşi ne yapar? Kalan yüzde 5'i yalan söyler! Biraz yumuşatırsak bunu; yaptıkları şeyi masturbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar, ya da masturbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla ilgili haz verici her şey masturbasyon sayılabilir, mesela bir kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması bile... Masturbasyonda illa orgazma ulaşmak gerekmez. Masturbasyon kelimesi Latince "masturbare=(elle bozmak)" fiilinden türemiştir. Günümüzde de kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir. Masturbasyon hayal gücünün veya fantazinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir, kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiçbir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiçbir düşünce tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz. Masturbasyon zararlı mıdır? Eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır. Kişi eğer bir seksüel partneri varsa, o olmadığı zamanlarda masturbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır. Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta masturbasyon yapabilir. Masturbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur, aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir. Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır: - Yok sivilce yapar, - Gözleriniz kör olur, - Boy uzamasını durdurur, - İleride çocuğunuz olmaz, - Kızlarda adet düzenini bozar, - Erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır, - Penis boyunun uzamasını durdurur gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır. Dilediğiniz yer ve zamanda tabii ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden masturbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür. Özellikle bazı gençler masturbasyon sonrası suçluluk duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak anlamsız ve de gereksiz bir duygudur; ayıp, yasak, kötü, size veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği yoktur. Bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk duymayınız. Yalnız masturbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp masturbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine başvurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız. Masturbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak: Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, masturbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise: Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır. Bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır. Bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar. Bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra -ki bu süre kişiden kişiye değişir (4 ila 15 gün)-, erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve de toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır. Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur. Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak masturbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler masturbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarak da masturbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kulanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir. Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir. Kadınlarda masturbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi masturbasyon yapabilirler. Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajendeki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur. Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir. Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde masturbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur. Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur. Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır. Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak masturbasyon yaparlar. Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile masturbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez. Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez, önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır. Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin, yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır. Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan masturbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız. Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır. Bebeklerde de bazen masturbasyon benzeri davranışlar görülebilir, bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir. Peki çocuklarımıza nasıl davranalım? İlk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim, eğer siz de bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere başvurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye, "arkadan ilişki kuranlar kanser olur" diye korkutulup yönlendiren bir hastamın "kabız olursam da aynı etki olur, kanser olurum, ölürüm" fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız. Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiçbir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın, o da anlayacaktır. Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onların da bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır. Dr. Cenk Kiper

Pilates Nedir? Nasıl Yapılır?

pilates29 Pilates Nedir? Nasıl Yapılır? Pilates 20. Yüzyılın başlarında Joseph Plates tarafından geliştirilmiş fiziksel fitness sistemidir. Astım ve romatizmayla boğuşan ve çelimsiz bir çocuk olan Plates, genç yaşta kayak ve jimnastikle ilgilenerek vücudunu geliştirdi. 1912′de İngiltere’de sirk cambazı, boksör ve dedektiflere kendini koruma dersleri veren Plates, Birinci Dünya Savaşı döneminde düşman ilan edilerek Lancaster bölgesinde kampa alındı. Kampta hastabakıcılık yapan ve burada kendi tekniğini geliştiren Plates, burada askerlere tekniğini öğretti. İngiltere’de 1918′de pek çok kişinin ölümüne neden olan grip salgınından Plates’ in kampındakiler etkilenmeyince uyguladığı teknik ön plana çıktı. Savaştan sonra Almanya’da metodunu geliştirmeye devam eden ve şehir polislerine öğreten Plates, 1926′da ABD’ye göç etti ve stüdyosunu açtı. Graham, Balanchine gibi ünlü dansçıların da öğrencileri arasında yer aldığı Pilates’ in yöntemi giderek yaygınlaştı. 21. yüzyılda hala gözde olan plates, Madonna, Hugh Grant, Britney Spears, Julia Roberts gibi ünlüler tarafından benimsendi. Güçlü bir vücut yaratmayı hedefleyen pilates, 30-40 temel hareketle tüm vücut için kondüsyon sağlıyor. Joseph Plates’in “kontroloji” adını verdiği metodu, zihin ve beden bütünlüğü öngören denge nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kas güçlendiren, esneten ve özellikle içsel karın kaslarının kuvvetlendirilmesi esasına dayanan bir sistemdir. Pilates egzersizlerinin amacı; karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmaktır. Pilatese göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur. Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına, kronik bel ağrısı ve sakatlıklara yol açabilir. Pilates’te kas yapısı bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz. Sakatlanmaları zorlaşır. Dayanıklılık artar, metabolizma hızlanır. Her 10 kişiden 8′i, yaşamının bir döneminde, iskelet ve kas sistemi sorununun etkisi altında kalıyor. Omurganın düzgün kullanılmadığı, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozuklukları, yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ve tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres giderek ağrılı kas spazmlarına yol açıyor. Sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikayetleri ortaya çıkıyor. Egzersiz Sistemi Pilates’ de her bir egzersizin çok kez tekrarı yerine daha az sayıda, tam, kontrol ve belirli bir biçim içinde uygulanması tercih edilir. Joseph Pilates 500 belirli egzersiz tasarladı. Ona göre zihinsel ve fiziksel sağlık birbiri için gerekliydi. Hareketler akıcıydı ve nefes, kontrol ve konsantrasyon la birleştirilmişti. Sonuç artan esneklik, güç, beden farkındalığı, enerji ve gelişmiş zihinsel konsantrasyondur. Pilates ayrıca daha iyi sonuçlar alabilmek için egzersizinin beş ana aletini de tasarlamıştı. Pilates programında karın, alt sırt ve kaba etler vücudun geri kalanının özgürce hareket etmesi için destekleniyor ve güçlendiriliyor. Pilates uygulayıcıları eğitimlerinde, güç ve esneklik inşa edebilmek için kendi vücut ağırlıklarını kullanmaktadırlar. Bunu yüksek düzeyde kardiovasküler egzersiz üzerine yoğunlaşmadan gerçekleştirmeyi hedeflerler. Günümüzde Pilates pek çok fizyoterapist tarafından rehabilitasyon sürecinin bir parçası olarak kullanılmaktadır. Pilates’ in 6 Prensibi Konsantrasyon : Pilates yaparken hareketlere yoğunlaşmak,bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasların kullanılıp, hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekir. Kontrol : Pilates metodunda kontrol çok önemlidir. Kontrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması, olası sakatlıkların önlenmesi gerekir. Merkezleme : Pilates Metodu’nda ,doğru hareket sanatlarında olduğu gibi merkez, göbek, bel ve kalça çevresidir. İç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme, üst bedenin stabilitesini ve esnemeyi, uzamayı sağlar. Akıcı hareket : Hareketler acele edilmeden, her noktadan tek tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır. Kesinlik : Hareketler belirsizce değil, hakkı verilerek tam yapılmalıdır. Hareket sekansları birbirleri içinde ve birbirleri arasında koordine olmalıdır. Nefes : Nefes alıp verme, panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamamıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır. Böylece, nefesi tamamen boşaltıyoruz ve kanı temizlemiş olur.

Google Analytics Nedir? Nasıl Kullanılır?

Google Analytics Nedir? Nasıl Kullanılır? Google Analytics Nedir ? Google Analytics, ziyaretçilerin sitenize nasıl ulaştıkları ve sitenizde ne tip etkinliklerde bulundukları hakkında bilmek istediğiniz herşeyi anlatır. Siteniz hangi sıklıkta ziyaret edilmiş, hangi anahtar kelimeye ait arama sonucuna tıklandığında sitenize ulaşılmış, sitenizin hangi sayfası daha çok okunuyor, hangi sayfada daha çok vakit geçiriliyor, bu ve bunun gibi tüm sorulara Analytics sayesinde yanıt bulabilir, elde ettiğiniz bilgiler sayesinde kampanya başarılarınızı ölçebilir, sitenizi nasıl geliştirebileceğinize dair fikirler edinebilirsiniz. www.google.com/analytics/tr-TR/ adresinde mevcut google hesabınız ile giriş yapabilir veya yeni google hesabı için kayıt olabilirsiniz. Google Analytics’i Nasıl Kurarım? Google Analytics’e kaydolduktan sonra yapılması gereken ilk adım, izleme kodunu yüklemektir. Her bir Google Analytics kullanıcısının, web sitesinin tüm sayfalarına yerleştirmesi gereken kişisel bir JavaScript kodu vardır. İzleme Kodunu Nasıl Alabilirim? İzleme kodunuzu Google Analytics’e giriş yaptıktan sonra kolayca bulabilirsiniz. “UA-#####-#” numarası size özeldir. Bu kodu web sitenizin tüm sayfalarına eklemeniz gereklidir. Aksi takdirde, Google Analytics web sitenizde olup bitenleri tam olarak yansıtmayabilir. Kodu şu anda eklemeye hazır değilseniz, bu koda daha sonra yeniden erişebilirsiniz. Web sitenizin kapsamına ve etiketlemeniz gereken sayfa sayısına bağlı olarak Analytics kurulumu ile ilgili site yöneticinizle görüşmeyi düşünebilirsiniz. Raporlarımı Nasıl Görüntülerim? Kayıt aşamasını tamamladıktan sonra ‘Analytics Ayarları’ sayfasına yönlendirileceksiniz. Bu sayfanın sağ tarafında bulunan ‘Durum’ kutusunu kullanarak izleme kodunuzu düzgün bir şekilde ekleyip eklemediğinizi görebilirsiniz. Ancak unutmayın ki, raporlarınızın veri toplaması ve topladığı verileri görüntülemeye başlaması 24 saati bulabilir. ‘Analytics Ayarları’ sayfasındaki ‘Durum’ kutusu ‘Veri Alınıyor’ ibaresini gösterdikten sonra, web sitenizin trafiği ile ilgili raporlara ‘Raporları Görüntüle’ bağlantısından ulaşabilirsiniz. Ana Ekran google analytics11 621x249 Google Analytics Nedir? Nasıl Kullanılır? (Resme tıklayarak büyütebilirsiniz) Sayfanın ortasında yer alan gri başlıklı alan Web site profili veya profillerinizi gösterir. Profil, Analytics raporlarında ne tür verilerin gösterileceğine karar veren kuralların tamamını temsil eder. Belli bir profile ait kurallar, kullanıcı erişim seviyelerini, gelişmiş yapılandırmaları ve en önemlisi, izlenmekte olan web sitesini içerir. İstediğiniz kadar profil yaratabilirsiniz. Tek bir profil genellikle tek bir etki alanına karşılık gelmekle birlikte, tek bir etki alanını izlemek için birden çok profilin kullanıldığı durumlar da vardır. Bir Google Analytics hesabı için her zaman en az bir profilinizin olması gerekir. Verileri İzleme Google Analytics dizimizin bu bölümünde, kolaylıkla kullanabileceğiniz bazı istatistiklerden bahsedeceğiz. Şimdiye dek web sitenize izleme kodunu girdiğinizi ve elinizde inceleyebileceğiniz bir trafik olduğunu umuyoruz. Google Analytics hesabınıza giriş yapıp ‘Raporları Görüntüle’ bağlantısını tıkladığınızda otomatik olarak Gösterge Tablosuna yönlendirilirsiniz. Gösterge Tablosu size, ilk bakışta web sitenizin performansını görebileceğiniz genel bir veri özeti sağlar. google analytics2 621x305 Google Analytics Nedir? Nasıl Kullanılır?(Resme tıklayarak büyütebilirsiniz) Grafiğin sol üst köşesindeki açılan menüyü kullanarak grafiğinizi altı farklı istatistiği gösterecek şekilde genişletebilirsiniz: Ziyaretler, Sayfa Görüntüleme Sayısı, Sayfa/Ziyaret, Sitede Geçirilen Ortalama Süre, Hemen Çıkma Oranı ve Yeni Ziyaret Yüzdesi. google analytics3 621x189 Google Analytics Nedir? Nasıl Kullanılır? (Resme tıklayarak büyütebilirsiniz) Aşağıda yer alan diğer üç istatistik sitenizin trafiğiyle ilgili, site sahibi olarak size yardımcı olabilecek eşsiz bilgiler sağlayacaktır; Hemen Çıkma Oranı Daha giriş sayfasındayken sitenizden ayrılan kullanıcıların tek sayfalık ziyaretlerinin yüzdesidir. Birçok site için yüksek bir Hemen Çıkma Oranı olumsuz bir göstergedir, çünkü bu, ziyaretçilerin siteye girip hızlı bir biçimde siteden ayrıldıklarını gösterir. Bunun sebebi siteyi kullanışlı bulmamaları ya da sitenin ilgi çekici olmaması olabilir. Hızlı çıkma oranınızı zaman içinde görüntüleyerek giriş sayfanızı optimize edebilir ve yaptığınız değişikliklerin etki edip etmediğini anlayabilirisiniz. Düşen bir oran, ziyaretçilerin yaptığınız değişiklikleri beğendiklerinin bir göstergesi olacaktır. Hemen Çıkma Oranı, farklı veri kümelerini karşılaştırmak için çok kullanışlıdır. Web sitelerinin ve endüstrilerin farklılığı burda sağlıklı bir Hemen Çıkma Oranı vermemizi engelliyor. Örneğin, blog’ların Hemen Çıkma Oranları oldukça yüksektir çünkü olağan ziyaretçi davranışı yeni haberleri okuduktan sonra siteyi terketmektir. Sitede Geçirilen Ortalama Süre Bir ziyaretçinin sitenizin izlenen sayfalarında geçirdiği ortalama süreyi göstermektedir. Yüksek bir rakam ziyaretçilerin sitenizde çok zaman geçirdiğini göstermektedir. Eğer siteniz, örneğin eğlence servisi sunuyorsa, yüksek bir rakam çok iyi bir göstergedir. Ancak siz bu istatistiğin yüksek olmasını tercih etmeyebilirsiniz. Eğer bir e-ticaret siteniz varsa ve ziyaretçiler sitenizde uzun zaman harcıyorsa, bu, sitenizdeki satın alma işleminin uzun ve karmaşık olduğunu gösterebilir. Sizin için hangisinin en iyisi olduğuna karar verdikten sonra, Sitede Geçirilen Ortalama Süreyi hedeflediğiniz yönde değiştirmek için gerekli adımları uygulayabilirsiniz. Yeni Ziyaret Yüzdesi Sitenizi daha önce hiç ziyaret etmemiş ziyaretçilerin oranını gösterir. Eğer geniş kapsamlı bir reklam kampanyası yürüttüğünüz bir tarih aralığına bakıyorsanız, kampanyanızı görüntülemiş ve sitenizle ilgilenmiş yeni ziyaretçilerin sayısının artması olumlu bir göstergedir. Ancak, sitenize geri dönüşlerin çok olmasını ve ziyaretçilerizin sitenizi sıklıkla ziyaret etmesini, bağlılık göstermesini de tercih edebilirsiniz. Yeni Ziyaret Yüzdesi istatistiğinin faydalı olabilmesi için daha çok içerik ve kesin rakamlara ihtiyacınız olabilir. Bu durumda ilgili bağlantıya tıklayarak daha ayrıntılı bir rapor görüntüleyebilirsiniz. Bu işlemi yukarıda belirtmiş olduğumuz tüm istatistikler için gerçekleştirebilirsiniz.